En Büyük Gücümüz: Psikolojik Sermaye
Günümüzdeki zorlu şartlar karşısında mutsuzlaşan ve umutsuzlaşan insanların her şeye rağmen başarılı olabilmeleri için gerekli olan psikolojik sermaye kavramına dair değerlendirmelerin yapıldığı bu makalede ayrıca bunun bileşenlerinden ve gerekliliğinden de bahsedilmektedir.
Bir yandan olumsuz ekonomik koşullar ve sürekli azalan satın alma gücü, bir yandan çok hızlı değişen ve değiştirilen gündem, diğer yandan hem ülke içi hem ülke dışı yaşanan politik ve hukuki gelişmeler, hız kesmeden her gün gelişen teknoloji, öte yandan karmaşık ve kaygılı hayatlar ve bu hayatlar içinde var olmaya çalışan BİZLER…
Ekonomik açıdan ele alındığında, ülkemizde açlık ve yoksulluk sınırında ya da altında olan ve zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılayamayan ya da zorlukla karşılayan insanlar bir yana bu sınırların üstünde olmasına rağmen ulaşmak istediği ya da hak ettiğini düşündüğü yaşam standartlarına ulaşamayan çok sayıda insan mevcut. Örneğin, çalışıp kazanıp yılda bir iki defa rahatlıkla tatile gidebilen, istediği araba modelini satın alabilen insanlar bunları şimdi ya bir lüks olarak değerlendiriyor ya da ulaşılması imkansız bir hayal.
Bir de sürekli değişen gündem var hatta gündemi değiştirenlerin değişmesi de. Gündemin odağı yükselen altın fiyatları ve ekonomik göstergeler iken bir anda bir futbol müsabakasındaki pankart da olabiliyor, bir siyasinin yargı süreci de veya yaşanan bir deprem sonrası bir anda yükselen ev ya da çadır fiyatları da, yasaklı madde kullanımı da… Bunlar buzdağının görünen yüzü şüphesiz ki… Görünmeyenleri de yazsak liste uzayıp gidecek. Tabi bir de dünya gündemi var; ülkeler arası savaşlar, ekonomik krizler, teknolojinin akıl almaz bir hızda ilerleyişi.. Çok zor değil mi bu kadar hızlı değişen, değiştirilen gündemi takip etmek?
Peki takip edemezsek ne olur?
“Aaaa sen bunu duymadın mı, nasıl duymazsın?”,
“Herkes bu diziyi konuşuyor izlemedin mi hala?”,
“Trump neler yaptı biliyorsun değil mi, nasıl bilmezsin?”
Bunlar da bizi FOMO’ya getirdi. Yani Fear of Missing Out Something. Bir şeyleri kaçırma korkusu. Gündemde olan bir şeyleri yakalayamama korkusu diyelim… Özellikle “başkaları ne der” ci toplumlarda ve hızlı değişen gündeme sahip ülkelerde bu korku daha fazla oluyor malum Tabi refah düzeyi çok iyi olduğu için umursamazca hayatını yaşayan, başkalarını veya ülke sorunlarını dert etmeyen insanlarla, bunların diğer ucunda bulunan yani hayatta kalmak için yardıma muhtaç olan insanlar istisnai olarak bu söylediklerimin dışında.
En Büyük Gücümüz: Psikolojik Sermaye
Bahsedilen tüm bu unsurlar aslında insanların hayatlarını, yaşanması çok daha zor ve kaotik bir hale getirdi. Bunun sonucunda ise insanlar daha mutsuz, belki çaresiz ve geleceğe dair daha umutsuz bir hale geldiler. Kısacası elimizdeki en değerli varlığımız olan “psikolojik sermaye”miz zarar görmeye başladı.
Peki nedir bu psikolojik sermaye?
Psikolojik sermaye; özyeterlilik, iyimserlik, umut ve dayanıklılık gibi olumlu psikolojik yapılar aracılığıyla biriken bireysel motivasyon eğilimlerini ifade etmektedir (Luthans vd.,2007). Bunlara detaylıca bakarsak (Luthans vd. 2007’den aktr Keleş, 2011);
Özyeterlilik: Zorlu işleri başarmak için gerekli çabayı gösterebileceğine güvenme,
İyimserlik: Şimdi ve gelecekte olmaya dair olumlu beklenti
Umut: Hedeflere ulaşmak için azim gösterme
Dayanıklılık: Zorluklar ve sıkıntılar karşısında ayakta kalabilme her şeye rağmen başarıya ulaşmak
Düşününce yukarıda bahsedilen çevresel şartlarda her birimizde psikolojik sermayenin bileşenlerinin ne kadar zarar gördüğünü tahmin etmek hiç de zor değil. Ancak burada kilit nokta pozitif psikolojik sermaye oluşturabilmek ve bu sayede başarılı olabilmek için psikolojik sermaye bileşenlerine yapılacak yatırımın ne kadar önemli olduğu.
Psikolojik Sermayeye Yatırım Yapan Başarılı Olur
Çevresel şartlar ve koşullar ne kadar olumsuz olursa olsun şu andaki ortamda insanları başarıya götürebilecek olan tek unsurun psikolojik sermayemiz olduğu aşikar.. Kişiler kendi psikolojik sermayelerine yatırım yapabilecekleri gibi çevrelerindekilerde de, davranışları ve gönderdikleri mesajlar ile olumlu psikolojik sermaye yaratabilirler. Örneğin, bir iş verenin çalışanlarında olumlu psikolojik sermaye oluşturacak davranış ve stratejileri, bir firmanın pazarlama iletişiminde psikolojik sermayeyi arttıracak mesajları, bir siyasinin destekçilerine bu bakış açısıyla yaptığı konuşmalar istenen davranışın şekillenmesi konusunda başarıyı getirebilecektir.
Yönetim alanında çok çalışılan psikolojik sermaye kavramının pazarlama iletişimi ve stratejileri açısından nasıl kullanılabileceğini bir sonraki yazımda tartışacağız.
Kaynakça
- Keleş, H.N. (2011). Pozitif Psikolojik Sermaye: Tanımı, Bileşenleri ve Örgüt Yönetimine Etkileri. Organizasyon ve Yönetim Bilimleri Dergisi, 3(2), 343-350.
- Luthans, F., Avolio, B., Avey, J.B. ve Norman, S.M. (2007). Positive Psychological Capital: Measurement and Relationship with Performance and Satisfaction. Personnel Psychology. 60, 541-572.
Paylaşmak İçin Tıklayın!
